• дать объявление бесплатно
  • second hand
  • рынок Барабашово цены
  • офис земля
  • How to TV
  • SPK – Ünite 10

    Ünite 10 – Bankalar ve İşlevleri

    Bankalar ve İşlevleri

    Banka: Ekonominin para ve kredi ihtiyacını karşılayan kurumdur.

    Bankaların Ekonomideki Fonksiyonları

    Bankaların ekonomik yaşamda çok önemli görevler üstlendikleri bir gerçektir. Bu görevler şu başlıklar altında toplanabilir:

    • Fon fazlası bireylerle fon açığı olan bireyler arasında kısa ve orta süreli fon transferine aracılık etmek,
    • Tasarrufların ülke ekonomisi yararına ve etkin olarak kullanılmasını sağlamak,
    • Atıl tasarruf fonlarının yatırıma dönüşmesini sağlamak, Kaydi para yaratmak,
    • Bireylere yaşamlarını kolaylaştırıcı hizmetler sunmak.

    Merkez bankası kanuni karşılık oranları ile de sistemde hem kendine kontrol gücü hem de istikrar sağlamaktadır. Bu oran %10 dur. Örneğin 1000 TL bankaya yatırıldığında bunun 100 TL’si merkez bankasına kanuni karşılık olarak transfer edilir.

    Ticaret bankalarının yukarıda özetlenenleri etkinlikle yapmaları;

    1. Ulusal ve uluslararası ticaretin gelişmesine ve ticaret hacminin artmasına,
    2. Hükümetlerce uygulanan para politikalarının etkinliğinin artmasına ve
    3. Gelir ve servet dağılımının normalleşmesine katkıda bulunabilir. Bu katkılar tasarrufçu bireylerin ülke ekonomisine katkıda bulunacak yatırımlara yönlendirilmesi, rasyonel ve ülke çıkarına olan krediler açılması ve sağlıklı diğer bankacılık hizmetleri sunulması sureti ile gerçekleştirilebilir.

    Dünyada Bankacılığın Gelişimi

    Banka olarak tanımlanmamasına rağmen bir nevî mevduat toplama ve bunu krediye dönüştürme milattan önceki yıllara kadar gider. Ancak bugünkü anlamda ticaret bankasının kuruluşu 17. yüzyıldır.

    1656 da İsveç’de ve 1694 de ingiltere’de ilk bankalar kuruldu.

    Türkiye’de Bankacılığın Gelişimi

    Türkiye’de bankacılığın tarihsel gelişimi Cumhuriyet öncesi bankacılık ve Cumhuriyet döneminde bankacılık olmak üzere iki ana başlık altında incelenebilir.

    Cumhuriyet Öncesi Dönemde Bankacılığın Gelişimi

    • 1840 Kaime adı verilen ilk kâğıt para tedavüle çıkarılmıştır. 1847 Osmanlı İmparatorluğunun ilk bankası olan İstanbul Bankası kurulmuştur.
    • 1852 İstanbul Bankası faaliyetlerini durdurmuştur. 1856 İngiliz sermayesi ile Otoman Bank kurulmuştur.
    • 1863 Fransız sermayesinin de katılımıyla Ottoman Bank, Bank-ı Osmani-i Şahane adını almış, bankaya Merkez Bankası yetkisi verilmiştir.
    • 1863 Çiftçilerin oluşturduğu kaynak/a, Mithat Paşa öncülüğünde, devlet eliyle ve devlet himayesinde kurulan “Memleket Sandıkları” milli bankacılığın ilk örneği olmuştur.
    • 1868 İstanbul Emniyet Sandığı kuruldu. 1984 yılında tümüyle Ziraat Bankasına katıldı.
    • 1875 Bank-i Osmani-i Şahane İmparatorluğun hazinedarı konumuna getirildi.
    • 1883 Memleket Sandıkları yeniden düzenlenerek “Menafi Sandıkları” adını almıştır.
    • 1888 Ziraat Bankası kurularak, Menafi Sandıkları bu bankaya devredildi.

    Cumhuriyet Döneminde Bankacılığın Gelişimi

    Cumhuriyet döneminde bankacılığın gelişimini, ekonomide yaşanan gelişmelere ve izlenen ekonomi politikalarına göre 7 dönemde incelemek mümkündür. Her dönemim ekonomi anlayışı ve karakteristik özellikleri farklılıklar göstermektedir.

    Ulusal Bankalar Dönemi (1923-1932)

    • 1924 İlk ulusal banka olan Türkiye îş Bankası kurulmuştur.
    • 1925 îlk kalkınma bankası Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası kurulmuştur.
    • 1927 Konut kredisi vermek amacıyla Emlak ve Eytam Bankası kurulmuştur.
    • 1931 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kurulmuştur.
    • 1933 Sümerbank
    • 1933 Belediyeler Bankası
    • 1935 Etibank
    • 1937 Denizbank
    • 1938 Halk Bankası

    Özel Bankaların Geliştiği Dönem (1945-1959):

    • 1952 Denizcilik Bankası
    • 1954 T. Vakıflar Bankası
    • 1958 T. Öğretmenler Bankası
    • 1944 Yapı ve Kredi Bankası
    • 1946 Garanti Bankası
    • 1948 Akbank
    • 1955 Pamukbank

    Planlı Dönem (1960-1980):

    Bu dönemde, yeni banka kurulması sınırlandırılmış, banka sayısı 60’dan 44’e inmiş,

    • Şube bankacılığı gelişmeye başlamış,
    • Kalkınma ve yatırım bankacılığı teşvik edilmiş ve desteklenmiş,
    • Özel ticaret bankalarının büyük bölümü holding bankası haline gelmiş,
    • Türk Bankacılığı az sayıda büyük bankanın sisteme hakim olduğu oligopo-listik yapıya dönüşmüştür.

    Bu dönemde kumlan bankalar:

    • 1962 TC Turizm Bankası
    • 1963 Sınai Yatırım ve Kredi Bankası
    • 1964 Devlet Yatırım Bankası
    • 1964 Amerikan-Türk Dış Ticaret Bankası
    • 1968 Türkiye Maden Bankası
    • 1976 Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası
    • 1977 Arap-Türk Bankası

    Serbestleşme ve Dışa Açılma Dönemi (1980-1994): Bu dönemde bankacılık sektöründe yaşanan önemli gelişmeler:

    • Uluslararası bankacılık standartları benimsenmiş,
    • Tek düzen hesap planı kabul edilmiş,
    • Bilançolar dış denetime tabi tutulmuş,
    • Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kurulmuş,
    • Interbank piyasası kurulmuş,
    • Türkiye’de yerleşik kişilere döviz tutma ve döviz mevduatı açma izni verilmiş,
    • Sektöre yeni yerli/yabancı banka girişine izin verilmiş,
    • Faiz oranları serbest bırakılmış,
    • Bilgisayar ve teknolojik yenilikler bankalar tarafından kullanılmaya başlanmış,
    • Az şubeli küçük ve orta ölçekli banka sayısı artmış, büyük ölçekli bankaların Pazar paylarında gerilemeler olmuş,
    • Bankaların kur ve faiz riskleri önemli ölçüde artmıştır.

    1994 Krizi ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (1994-2000):

    • 1994 yılında Türkiye ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kalmıştır.
    • Bankacılık sistemi bu krizden olumsuz etkilenmiş, bankacılık sektörü küçülmüştür.
    • Bankacılık sektöründeki bunalım, tasarruf mevduatına güvence getirilmesi pahasına aşılmıştır.
    • Alınan tedbirlerin etkisiyle 1995 yılından itibaren bankacılık sektörü yeniden gelişmeye başlamıştır.
    • Ekonomik istikrarın tam olarak sağlanamaması, siyasi tansiyonun yükselmesi, Asya’da başlayan ekonomik kriz ve Körfez’de yaşanan gerginlik, Rusya’da yaşanan ekonomik kriz bankacılık sektörünü yeniden istikrarsız bir ortama sokmuştur.

    2000 Yılı Sonrası Bankacılık Sektörü: 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan ekonomik olumsuzluklar bir kriz ortamı yaratmıştır. Bankacılık sektörü bu krizlerden çok olumsuz etkilenmiştir. Birçok bankaya TMSF tarafından el konulmuştur.

    Bankaların Kuruluşu ve Faaliyete Geçmesi

    Ülkemizde, banka kumlusuna, faaliyete geçmesine, şube ve temsilcilik açmasına izin veren yetkili makam, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu‘dur.

    Bankaların Faaliyet Konuları

    5411 Sayılı Bankacılık Kanunu bankaların yapabilecekleri faaliyetleri aşağıdaki başlıklar altında toplamıştır:

    • Mevduat kabulü. (katılım bankaları mevduat alamaz)
    • Katılım fonu kabulü. (sadece katılım bankaları)
    • Nakdî, gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri.
    • Çek ve diğer kambiyo senetlerinin iştirası işlemleri.
    • Saklama hizmetleri.
    • Efektif dahil kambiyo işlemleri
    • Sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık işlemleri.
    • Portföy işletmeciliği ve yönetimi.
    • Factoring ve forfaiting işlemleri.
    • Finansal kiralama işlemleri.
    • Sigorta acenteliği ve bireysel emeklilik aracılık hizmetleri. Kurulca belirlenecek diğer faaliyetler.

    Banka Türleri

    Mevduat Bankaları

    Ülke genelinde faaliyet gösteren, ağırlıklı olarak topladıkları mevduatları kredi şeklinde kullandıran bankalardır.

    Kalkınma Bankaları

    Kalkınma bankalarının, ekonomide üstlendiği fonksiyonlar aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:

    • Yatırımlara orta ve uzun vadeli yurt içi fon sağlama
    • Sermaye piyasasını teşvik etme
    • Girişimleri, girişimcileri ve kalkınmayı
    • Ekonomik kalkınma planlarının gerçekleştirilmesine katkıda bulunma
    • Finansmanına katılman işletmelerin destekleyici biçimde izlenmesi
    • Dış ülke ve finansman kurumlarından fon temini
    • Küçük işletmelerin desteklenmesi fonksiyonu
    • İşletmelerin ihraç edecekleri menkul kıymetleri satın alarak, kendi nam ve hesaplarına halka satmayı taahhüt etmek,
    • Menkul kıymet çıkaracak işletmelerle tasarrufçu kurumlar arasında aracılık yapmak,
    • Menkul kıymet ihraç eden işletmelerin satış ajanı olarak hareket etmek,
    • İşletmelerce ihraç edilen menkul kıymetlerin belirlenen bir süre içinde halka satılmayan bölümünü satın almayı garanti etmek,
    • Şirketlerce ihraç edilecek tahvillerin ana para ve faizlerinin vadelerinde ödeneceğini garanti ederek, tahvil satışlarını kolaylaştırmak, Sermaye piyasasına başvurmak isteyen işletmelere ihraç edilecek menkul kıymetlerin çeşidi, ihraç tutarı, satış fiyatı, satış zamanı ve diğer şartlar hakkında danışmanlık yapmak,
    • Menkul kıymetlere yatırım yapmak isteyen tasarruf sahiplerine danışmanlık yapmak,
    • Kendi aracılıkları ile ihraç edilmiş menkul kıymetleri satın alan müşterilerinin çıkarlarını korumak,
    • İşletmelere ticaret bankalarından orta ve uzun vadeli kredi sağlamaları hususunda yardımcı olmak.

    Yatırım Bankaları

    Kalkınma ve Yatırım Bankaları Arasındaki Farklılıklar

    Kalkınma ve yatırım bankaları arasındaki farklar aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir:

    • Kalkınma bankaları esas olarak gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösterirken yatırım bankaları sermaye piyasalarının gelişmiş olduğu ülkelerde ortaya çıkar.
    • Kalkınma bankalarında kârlılık ikinci plânda olmasına karşın yatırım bankalarında karlılık ön plândadır.
    • Kalkınma bankaları işletmelere orta ve uzun vadeli kredi verdikleri halde yatırım bankaları işletmelere doğrudan doğruya kredi vermemekte, ancak onların hisse senedi veya tahvil çıkarmak yoluyla sermaye piyasasından uzun vadeli kaynak sağlamalarını kolaylaştırmaktadır.
    • Kalkınma bankalarının işlevleri ekonomi ve teknoloji üzerinde yoğunlaştığı halde, yatırım bankalarının işlevleri esas olarak işletme ağırlıklıdır.
    • Kalkınma bankalarının kaynaklarını, daha çok bankaların öz sermayeleri, yönetimi kendilerine bırakılan fonlar ve alınan iç ve dış krediler oluşturduğu halde, yatırım bankaları aracılığı ile aktarılan fonlar, sermaye piyasasından sağlanmaktadır.
    • Kalkınma bankalarının fon aktarımı, plânlı ve güdümlü bir piyasa mekanizmasında gerçekleştirilirken, yatırım bankalarının fon aktarımları serbest piyasa şartları içinde getirilmektedir.
    • Kalkınma ve yatırım bankaları genel olarak orta ve uzun vadeli kredi verirken, mevduat bankalarının verdiği kredi genellikle kısa vadelidir. Kalkınma ve yatırım bankaları az şubeli, mevduat bankaları çok şubeli bir yapıya sahiptirler.
    • Kalkınma ve yatırım bankaları, mevduat bankalarının aksine genellikle mevduat kabul etmezler.
    • Kalkınma ve yatırım bankaları, mevduat bankalarının aksine kaydi para yaratmazlar.

    Kalkınma ve Yatırım Bankaları ile Mevduat Bankaları Arasındaki Farklılıklar

    Katılım Bankaları

    Türkiye’de ve dünyada halkın bir kesimi, faiz gelirinden uzak durmaktadır. Bu nedenle klasik bankalara gitmeyen fonlar atıl kalmaktadır. Bu durum hem genel ekonomi açısından, hem de tasarruf sahibi açısından bir kayıptır.

    Kıyı Bankaları (Off-Shore Bankalar)

    Çok uluslu şirketlere hizmet eden, müdahale ve vergilendirmenin asgari düzeyde tutulduğu ve konvertibl paralarla çalışan, ülke dışından sağlanan fonların yine ülke dışından kullandırılmasını amaçlayan bir bankacılık türüdür.

    En çok latin amerika ülkelerinde görülen bu uygulamalar 1995 yılında yaşanan kriz ile özellikle Arjantin bağlantılı bankalar iflas etmiştir.

    Bankacılık Krizleri

    Bankacılık krizleri ve banka iflasları mikro ekonomik faktörlerden, makro ekonomik faktörlerden ve yapısal faktörlerden kaynaklanabilir:

    Mikro ekonomik faktörler

    • Sermaye yeterliliğinin düşük olması Aktif kalitesinin bozuk olması
    • Yönetim kalitesinin ve uygulamalarının yetersiz olması Kârlılığın düşük olması Likidite yetersizliği
    • Piyasa risklerine duyarlılığın yüksek olması (Faiz, kur ve hisse senedi riski piyasa riskinin unsurlarındandır.)
    • Enflasyon ve büyüme oranlarındaki istikrarsızlık
    • Faiz oranları, döviz kuru, sermaye hareketlerindeki değişkenlik ve cari işlemler açığı
    • Dışsal şoklar
    • Siyasi istikrarsızlık
    • Finansal liberalleşme sürecine yeterli uyumun sağlanamaması
    • Yapısal düzenlemeler ile gözetim ve denetim faaliyetlerinin yetersizliği
    • Bankacılık sisteminde kamu kesiminin büyüklüğü ve siyasi müdahaleye karşı duyarlılık
    • Mevduat sigortası ve ahlaki çöküntü sorunu
    • Mali tabloların raporlanmasına ve kamuoyunun bilgilendirilmesine ilişkin yetersizlikler
    • Risk kontrolü politika ve araçlarının yetersiz olması

    Makro ekonomik faktörler

    Yapısal Faktörler

    Bankacılık Krizlerinin Bankacılık Sektörüne Etkileri

    Bankacılıkta krizin en önemli etkilerinden birisi, bankalara, mevduatları çekmek için yönelen taleptir (tahaccüm).

    Makro açıdan:

    • Emisyonda artışa,
    • Kredi hacminin daralmasına, problemli kredilerin artmasına, Faizlerin yükselmesine, Harcama ve talebin düşmesine,
    • Diğer sektörlerdeki üretim ve istihdamın azalmasına,
    • Tasarruf ve yatırımın azalmasına,
    • Kamu maliyesinin olumsuz etkilenmesine,
    • Menkul kıymetler borsasının çökmesine ve değişkenliğin artmasına neden olur.