• дать объявление бесплатно
  • second hand
  • рынок Барабашово цены
  • офис земля
  • How to TV
  • Denetim – Ünite 9

    Karşılaştırılmalı Tablolar Analizi (Yatay Analiz)

    Temel finansal tablolar bilanço ve gelir tablosudur. Bilanço, işlet­menin belirli bir tarihteki finansal durumunu gösterirken gelir tablosu ise belirli bir döneme ait faaliyet sonuçlarını gösterir.

    İşletmenin bir dönemden fazla sonuçlarını bildiren karşılaştırılmalı tablolar tek dönemlik finansal tablolara oranla çok daha faydalıdır. Çünkü, bu tablolar işletmenin değişik tarihlerdeki finansal durumlarını ve değişik dönemlerdeki faaliyet sonuçlarını karşılaştırmaktadır. Böylece dönemler arası karşılaştırmalar yapıldığından işletmenin yıllar itibarıyla gelişmeleri izlenebilir.

    Karşılaştırmalı Tablolar Analiz Tekniğinin Tanımı Ve Kullanım Amacı

    Karşılaştırmalı tablolar analizi bir işletmenin iki veya daha fazla dönemine ilişkin finansal tablolarının birbirini izleyen dönemler bakımından karşılaştırmalı olarak düzenlenmesi bu tablolarda yer alan kalemlerin zaman içinde göstermiş olduğu değişikliklerin incelenerek

    değerlendirilmesidir.

    Karşılaştırmalı tablolardan amaç, finansal tablolarda yer alan her bir kalemin yıllar itibarıyla belirlenen değişimlerini incelemek suretiyle işletmenin finansal durum ve faaliyet sonuçları bakımından göstermiş olduğu gelişmeyi görebilmektir.

    İşletmelerin yaşamı sürekli olduğuna göre finansal durum ve faaliyet sonuçlarının işletmenin sürekliliği içinde incelenmesi gerekir.

    İşletmenin geçmişteki ve şimdiki durumu arasındaki gelişmeler neden-sonuç ilişkisi kurularak yorumlanır ve değişimlerin gelecekteki gelişme yönü, finansal yapı ve faaliyet sonuçları üzerindeki etkileri tahmin edilmeye çalışılır.

    • Karşılaştırmalı analiz tekniğinin en belirgin üstünlüğü, incelenen işletmenin gelişme yönü hakkında görüş verecek verileri sağlamasıdır.
    • Karşılaştırmalı tablolar analiz tekniği ile finansal analizde, işletmenin kendisine ait faaliyetleri dönemler arasında karşılaştırılarak yorumlarda bulunulur. Bu teknikte, işletme dışındaki rakip işletmeler ve endüstriyel hareketler analize dahil edilmez. Bundan dolayı teknik, sadece bir işletmenin kendi içinde analiz edilmesine olanak tanır.
    • Finansal tablolardaki her bir kalemin yıllar itibarıyla karşılaştırılarak incelenmesine olanak tanıdığı için karşılaştırmalı analize “yatay analiz” de denilmektedir.
    • Ayrıca, birden fazla yıla ait finansal tablo kalemleri karşılaştırıldığı için yapılan analiz dinamik analiz özelliği taşır.

    Karşılaştırmalı tablolar analizinden beklenen yararın sağlana bilmesi için aşağıdaki koşullara dikkat edilmelidir.

    1) Bir işletmenin eşit süreleri kapsayan en az iki döneme ait ve aynı zaman dilimini kapsayan finansal tabloların kendi aralarında karşılaştırılması gerekir. Örneğin, finansal tablolar 3 aylık dönemi
    kapsıyorsa karşılaştırma ya bir önceki üç ayla ya da bir önceki yılın
    aynı döneme ait üç aylık tablosu ile yapılmalıdır.

    2) Finansal tabloların hazırlanması sırasında benimsenen muhasebe politikalarında değişmelerin olmaması gerekir.
    Muhasebenin temel kavramlarından birisi olan ” tutarlılık kavramı” uyarınca işletme tarafından benimsenmiş politika ve yönetimlerin dönemden döneme değiştirilmemesi gerekir.

    Eğer değişikliğe gidilmişse bu değişikliğin etkilerinin finansal tabloların eklerinde, dipnotlarında veya parantez içinde açıklanması gibi bir yolla belirtilmesi gerekir.

    3) Paranın satın alma gücünde önemli değişimler olduğu dönem­lerde yıllar itibarıyla karşılaştırmalar çok anlamlı olmayabilir. Çünkü bazı kalenderdeki değişimler reel artış veya azalıştan ziyade fiyat düzeyinin değişmesi nedeniyle tamamen görünürde (fiktif) bir değişme olabilir. Farklı satın alma gücündeki paralarla ifade edilen verilerin birbirleri ile karşılaştırılabilir duruma getirilmesi, diğer bir ifade ile enflasyonun etkilerinden arındırılması gerekir.

    Karşılaştırmalı Tabloların Düzenlenmesi

    Karşılaştırmalı tablolar hazırlanırken aşağıdaki işlemler yapılacaktır:

    • Finansal tablo kalemlerinin adı ve bu kalemlerin yıllar itibarıyla mutlak tutarları ilk sütunda yer alır.

    Finansal tablolara ilk sütunda yer verilirken, bir kalemin ele alman farklı dönemlerin hepsinde tutar olmasa bile karşılaştırmalı tablolar içinde yer almalıdır.

    • İkinci sütunda her bir kalemdeki mutlak ve oransal değişimler gösterilir. Artışlar (+) işareti ile, azalışlar ise ya (-) işareti ile yada parantez içinde gösterilir.

    Değişimlerin Mutlak Fark Olarak Hesaplanması

    Karşılaştırılan finansal tablo sayısı ikiden fazla olduğu takdirde artış ve azalışların hesaplanmasında hangi dönemin esas alınacağının belirlenmesi gerekir. Bu konuda iki farklı yaklaşım kullanıla bilir.

    1) Birinci yaklaşımda belirli bir yıl temel alınarak kalenderdeki değişimler temel yılın rakamlarına göre hesaplanır. Buna sabit baz dönemi yöntemi denilebilir. Örneğin , 2000 yılının dönem sonu veri­leri baz alındığında mutlak farklar aşağıdaki gibi hesaplanır:

    31.12.2005 31.12.2006 31.12.2007 Mutlak Fark 2005-2006 Mutlak Fark 2005-2007
    Bilanço Kalemleri
    Hazır Değerler

    600

    300

    400

    300

    200

    Menkul kıymetler

    500

    100

    700

    400

    -200

    Gelir tablosu kalemleri
    Faalîyet kârı (zararı)

    300

    250

    (100)

    -50

    -400

    Gelir tablosu kalemleri açısından gelir tablosunun bölüm sonuçlan kar ya da zarar şeklinde çıkacağı için değişmeler hesaplanırken dikkatli olunmalıdır.

    Örneğin 2005 ve 2006 dönem­lerinde faaliyet karı söz konusudur. Bu durumda değişme büyüklüğü hesaplanırken değişme büyüklüğü iki tutarın toplamı olarak hesaplanır. Örneğimizde 2006 döneminde 250 TL kar varken 2007 döneminde 100 TL zarar edildiği için 2005 dönemine göre 2007 döneminde faaliyet karında oluşan azalış 400 TL olacaktır. Tam tersi olsaydı, yani zarardan kara geçiş olsaydı bu kez yine iki tutarın mutlak toplamı kardaki artışı verecektir.

    Örneğin 2005 döneminde 300 TL zarar, 2006 döneminde ise 150 TL kar varsa kardaki artış 450 TL olarak gösterilecektir.

    2) İkinci yaklaşıma göre her bir kalemdeki değişme bir önceki yılın rakamlarına göre hesaplanır. Bu yaklaşıma da hareketli baz dönemi yöntemi denilebilir. Aynı verileri kullanırsak bu kez mutlak farklar aşağıdaki gibi olacaktır.

    31.122005 31.122006 31.122007 Mutlak Fark 2005-2006 Mutlak Fark 2006-2007
    Bilanço Kalemleri
    Hazır Değerler

    600

    300

    400

    300

    -100

    Menkul kıymetler

    500

    100

    700

    400

    -600

    Gelir tablosu kalemleri
    Faalîyet kârı (zararı)

    300

    250

    (100)

    -50

    -350

    Değişimlerin Oransal Olarak Hesaplanması

    Finansal tablo kalemlerindeki değişimler mutlak olarak belir­lendikten sonra bu değişimlerin oransal olarak ifade edildiği yeni sütunlar ilave edilir.

    İki dönemden daha fazla finansal tablo karşılaştırıldığında değişiklikler oransal olarak hesaplanırken mutlak farkın nasıl hesap­landığına dikkat etmek gerekecektir.

    Mutlak farklar belirli bir yıl temel alınarak kalemlerdeki değişimler temel yılın rakamlarına göre hesaplanmış olabilir (sabit baz dönemi yöntemi). Bu durumda oransal değişmeyi

    (yüzde değişmeyi) hesaplarken her bir kalemdeki değişme tutarı temel olarak alınan yıldaki tutara bölünür ve yüz ile çarpılır.

    İlgili kalemin temel yıla göre değişme tutarı x 100

    İlgili kalemin temel yıldaki tutarı

    Her bir kalemdeki değişime bir önceki yılın rakamlarına göre hesaplanmış olabilir

    (hareketli baz dönemi yöntemi). Bu durumda karşılaştırılan iki dönem itibarıyla bulunan farkın iki dönemden ilkinin tutarına oranlanarak yüz ile çarpılması gerekir.

    İlgili kalemin bir önceki yıla göre değişme tutarı x 100 İlgili kalemin karşılaştırılan yıllardan ilkinin tutarı

    Mutlak farklar belirli bir yıl temel alınarak kalemlerdeki değişimler temel yılın rakamlarına göre hesaplanmış ise ( birinci yaklaşım) oransal değişimleri aşağıdaki gibi

    hesaplarız:

    31.12.2005 31.12.2006 31.12.2007 Mutlak Fark 2005-2006 Mutlak Fark 2005-2007 Oransal fark 2005-2006 Oransal fark 2005-2007
    Bilanço Kalemleri
    Hazır Değerler

    600

    300

    400

    300

    200

    +%50

    +%33

    Menkul kıymetler

    500

    100

    700

    400

    -200

    +%80

    -%40

    Gelir tablosu kalemleri
    Faalîyet kârı (zararı)

    300

    250

    (100)

    -50

    -400

    -%17

    -%133

    Hareketli baz dönemi yaklaşımına göre, her bir kalemdeki değişime bir önceki yılın rakamlarına göre hesaplanmışsa, aynı verileri kullanarak oransal farkları aşağıdaki gibi hesaplarız.

    31.12.2005 31.12.2006 31.12.2007 Mutlak Fark 2005-2006 Mutlak Fark 2006-2007 Oransal fark
    2005-2006
    Oransal fark
    2006-2007
    Bilanço Kalemleri
    Hazır Değerler

    600

    300

    400

    300

    -100

    +%50

    %33

    Menkul kıymetler

    500

    100

    700

    400

    -600

    +%80

    -%600

    Gelir tablosu kalemleri
    Faalîyet kârı (zararı)

    300

    250

    (100)

    -50

    -350

    -%17

    -%140

    Karşılaştırmalı Tablolar Analiz Tekniğinin Yorum Esasları

    Karşılaştırmalı tablolar hazırlandıktan sonra kalemlerde ortaya çıkan artış veya azalışlar incelenip tahminler yürütülerek değerlendirilir. Kalemlerde oluşan değişmelerin nedenleri araştırılarak bulunan bulgular değerlendirilir ve işletmenin gelişme yönü saptanır.

    Bir kalemin analiz edilip yorumlanmasında birbirini izleyen beş aşamadan söz edebiliriz. Bu aşamalar :

    1) Değişim yönünün ve büyüklüğünün belirlenmesi

    2) Değişimin nedenlerine bağlı olmaksızın değişimin ortaya çıkardığı sonucun belirlenmesi

    3) Değişimin nedenlerinin belirlenmesi

    4) Neden- sonuç ilişkisinin kurulması

    5) Neden- sonuç ilişkisine bağlı olarak gelecekteki beklentinin belirlenmesi

    1) Ele Alınan Kalemdeki Değişimin Belirlenmesi

    Analize tabi tutulan kalemdeki mutlak ve oransal değişme hangi büyüklükte ve hangi yönde olmuştur.

    2) Değişimin Nedenlerine Bağlı Olmaksızın Değişimin Ortaya Çıkardığı Sonucun Belirlenmesi

    Bu aşamada ele alınan kalemdeki artış veya azalışın, kalemin özelliği de dikkate alınarak finansal durum veya faaliyet sonuçları bakımından ne anlam taşıdığı belirlenir ve bu değişimin ilk bakışta olumlu ya da olumsuzluğu konusu vurgulanır.

    3) Değişme Nedenlerinin Belirlenmesi

    Değişmenin yönü ve büyüklüğüne hem tutar olarak hem de oransal olarak dikkat çekildikten sonra değişmenin nedenleri araştırılır.

    Bilanço Kalemlerindeki Değişme Nedenlerinin Belirlenmesi : Değişmenin nedenleri beklenirken, öncelikle incelenen kalemle ilgili olmak koşuluyla aynı tablo içinde değişme gösteren kalemlere bakılır. Bilançoda bir varlık kaleminin artış nedeni ya başka bir varlık kaleminin azalış ya da bir kaynak unsurunun artışı olabilir.

    Bir varlık unsurundaki azalışın nedenleri de ya başka varlık unsurlarındaki artışlar ya da kaynaklarda azalış gösteren unsurlar ola­bilir.

    Bilanço kalemlerindeki değişmelerin nedenleri araştırılırken gelir tablosunda yer alan verilerden de yararlanmak gerekir.

    Bir işletmenin bilanço kalemlerindeki değişimleri kısaca aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

    • İşletmenin yeni varlıklar edinmesi
    • İşletmenin sahip olduğu varlıkların şekil değiştirmesi. Örneğin hammaddelerin mamul hale dönmesi gibi
    • İşletmenin varlıkları satması veya elden çıkarması
    • İşletmenin borçlanması
    • İşletmenin borç ödemesi
    • İşletmenin sermaye artırması veya azaltması
    • İşletmenin kar elde etmesi veya zararla karşılaşması vb.

    Gelir Tablosundaki Değişme Nedenlerinin Belirlenmesi: Karşılaştırmalı tablolar analiz tekniği ile gelir tablosu analiz edilirken sadece bölüm sonuçlarındaki değişmeler analiz edilip yorum­lanır. Bir bölüm sonucundaki değişmenin nedenleri olarak aynı bölümdeki kalemlerin değişimleri ile bir önceki bölümün bölüm sonu­cunun değişmesi ele alınır. Gelir tablosu kalemlerindeki değişmelerin nedenleri bazen bilanço kalemlerindeki değişmelerden de kaynaklan­abilir.

    Örneğin gelir tablosundaki finansman giderlerindeki artışın nedeni işletmenin yabancı kaynakla finansmana ağırlık vermesinden kaynaklanacaktır.

    Bir tabloda yer alan kaleme ilişkin değişmelerin nedenleri belir­lenirken diğer tablolarda yer alan ve incelenen kalemle aralarında anlamlı bir bağ olan kalemlerin değişmeleri de dikkate alınmalıdır.

    Aralarında doğrudan veya dolaylı bir ilişki olan kalemler arasındaki nedensellik ilişkisi değişmelerin belirlenmesi açısından da önemlidir. Örneğin stoklardaki değişmeler analiz edilirken satış düzeyindeki değişmelerin göz önünde bulundurulması kaçınılmazdır.

    4) Neden- Sonuç İlişkisinin Kurulması

    Finansal tablolarda yer alan kalemlerdeki değişmelerin etkisiyle işletmenin finansal durumunda veya faaliyet sonuçlarında bir önceki döneme göre oluşan yeni duruma analizde” sonuç” denilmektedir.

    Herhangi bir kalemdeki değişme, diğer kalem veya kalemlerdeki değişmelerin etkisiyle oluşur. Bu etki normal kaimlerden ve beklenen yönde oluşmuşsa nedenler bakımından durum işletmenin lehine yorumlanır. Ancak sadece nedenlerin iyi olması yetmez.

    Karşılaştırılan her iki yıldan ikincisinde ilk yıllara göre bu nedenlere dayalı olarak oluşan değişimin finansal durum veya faaliyet sonuçlarında yarattığı yeni durum olan sonuç da işletmenin lehine olmalıdır. Örneğin, ticari alacakların artışı ile ilgili olarak satışların artış göstermesi normal ve beklenen bir nedendir ve aralarında olumlu bir ilişki vardır. Ancak ticari alacaklardaki artış hızı satış artış hızının çok üzerindeyse bu durumda alacakların tahsiliyle ilgili sorunlar olma olasılığı çok yüksektir, dolayısıyla işletmenin finansal durumu ve faaliyet sonuçları üzerinde yarattığı sonuç işletmenin lehine yorumlanamayacaktır.

    5) Neden- Sonuç İlişkisine Bağlı Olarak Gelecekteki Beklentinin Değerlendirilmesi

    İncelenen kalemle ilgili olarak değerleme ve yorum yapılırken işletmenin içinde bulunduğu sektördeki değişmeler, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve diğer koşullardaki değişmeler de dikkate alınmalıdır.

    Analist değerleme ve yorum yaparken

    işletmenin içinde bulun­duğu sektördeki değişmeleri, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve diğer koşullardaki değişmeleri, işletmenin politikalarındaki değişmeleri vb de dikkate alarak öngörülerde bulunmalıdır. Analiz yalnızca geçmiş değerlendirmeyi değil,geleceğe ilişkin beklenti ve tahminleri de kapsamalıdır.

    Karşılaştırmalı Bilançoların Yorumu

    Hazır Değerler, Ticari Alacaklar, Stoklar, Maddi Duran Varlıklar hemen hemen her türlü işletmede varlıkların önemli bir bölümünü oluşturduklarından mutlak ve yüzde olarak çok büyük bir değişme göstermeseler bile analize tabi tutulmalıdır.

    Dönen varlıklar ve kısa vadeli yabancı kaynaklara ait grup toplamlarındaki değişmeler işletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünü ve net çalışma sermayesindeki değişimi görmek açısından Önemli göstergelerdir. Bu nedenle dönen varlık toplamındaki değişmeler kısa vadeli yabancı kaynaklardaki değişmelerle birlikte dikkate alınmalıdır.

    Öz kaynaklar gerek finansman kaynağı gerekse borçlar için bir güvence oluşturduğundan analizde her zaman ele alınması ve yorum­lanması gereken bir bölümdür.

    Hazır Değerlerdeki Değişme

    Bu kalemdeki artış, işletmenin günlük faaliyetlerinin sürdürülmesi, kısa vadeli borçlarının ödenmesi için her an kullanımına hazır nakit ve nakit benzerlerinin artarak işletmenin likiditesinin yük­seldiğini gösterir.

    Ticari alacakların tahsilatına ve stok satışına bağlı yükselmeler olumludur. Gelir tahakkuklarındaki azalmalar nakit tahsilatı yapıldığını gösterir. Bu işlem hazır değerleri arttırır. Gelecek aylardaki giderler de olan azalmalar dönemin gider dönemine dönüştüğünün bir ifadesi olup hazır değerleri etkilemez.

    Stoklar

    Stoklardaki artış miktar artışının, maliyet artışının veya bu ikisinin ortak sonucu olabilir. Bu nedenle incelenen dönemde stoklar­da bir değişiklik gözlemlendiği takdirde öncelikle bunun gerçek (reel) bir artış mı olduğu yoksa fiyat artışlarının etkisi ile görünürde (fiktif) bir artış mı olduğu saptanmalıdır. Stoklarda reel bir artışın olduğu sap-tanmışsa bunun nedenleri iş hacminin artması, sürüm güçlüğü, işlet­menin çeşitli stok kalemleri arasında iyi bir denge kuramaması, spekülatif amaçlarla, fiyat artışı bekleyişleriyle stoklara daha fazla yatırım yapması, tedarik güçlükleri nedeniyle emniyet stok büyük­lüğünü yüksek tutması, sürekli fiyat artışlarına karşı korunmak için daha fazla stok tutması olabilir.

    Stoklardaki gelişmeler yorumlanırken, ticari alacaklardaki ve satışlardaki değişmelerin de göz önünde bulundurulması gerekir. Stokların satışlardan daha yavaş artış göstermesi, genellikle işletmenin lehine yorumlanır.

    Stokların satış artış hızından daha yüksek bir artış göstermesi ise genellikle işletmenin lehine yorumlanmaz.

    Maddi Duran Varlıklar

    Maddi duran varlıklardaki artış, bir üretim işletmesinde üretim faaliyetlerinin ve diğer işletme faaliyetlerinin sürdürülmesinde gerekli olan ana faaliyet konusundaki varlıkların artışını ifade ettiği için olum­lu bir sonuçtur.

    Maddi duran varlıklarda artışa yol açan nedenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz :

    • İşletmenin üretim kapasitesini artırmak
    • Mevcut makine ve tesislerinin verimliliğini artırmak
    • Kiralama yerine maddi duran varlıklara sahip olma seçeneğini benimsemek

    Maddi duran varlıklardaki artış, fiilen yapılan yeni bir yatırım nedeniyle gerçekleşen reel bir artış olabileceği gibi, yeniden değerlemeden kaynaklanan görünürde (fıktif) bir artış da olabilir. Bunun yanısıra krediyle edinilen yeni maddi duran varlıklara isabet eden finansman giderleri veya kur farkları da maddi duran varlıklarda artışa yol açabilir.

    İşletmenin maddi duran varlıklarındaki artışı yorumlarken satışlardaki değişmeye de bakmak gerekir. Üretim kapasitesi artsa bile satış miktarının da artması gerekir. Üretim kapasitesi artsa bile eğer bunlar satışlara yansımıyorsa işletme açısından atıl kapasite ortaya çıkacaktır. Bu da işletmenin lehine olmayacaktır.

    İşletmelerde satışların maddi duran varlıklardan daha hızlı art­ması olumlu bir gelişme olarak yorumlanır. Ancak işletmelerin büyük yatırımlar yaptıkları dönemlerde maddi duran varlıklar hemen üretime katkı sağlayamayabileceğinden ve katkıları tam olarak hemen görüle­meyeceğinden yatırımların ilk yıllarında maddi duran varlıkların satışlardan daha hızlı artması söz konusu olabilir.

    Dolayısıyla bu durumun hemen olumsuz yorumlanmayıp diğer gelişmelerin de dikkate alınması gerekir. Ortaklardan sağlanan uzun vadeli borçlar ve sermayedeki artış maddi duran varlıklardaki artışın finansal nedenleridir.

    Maddi duran varlıklardaki bu artışın fiili bir artış olması ve uygun kaynaklarla finanse edilmiş olması işletmenin üretim faaliyetlerinin devamlılığı açısından lehte bir gelişmedir. Artan üretim kapasitesinin satışlara da yansımış olması nedeniyle de işletmede atıl kapasite olmadan faaliyetlerinin devamlılığı sağlanacaktır.

    Kısa Vadeli Ticari Borçlar

    Ticari borçlardaki artış işletmenin kredili olarak stok alımında bulunduğunu ifade eder. Ticari borçlardaki artış sadece ve sadece stok unsurları ile ilgilidir. Dolayısıyla ana faaliyet konusuna giren stokların peşin değil de kredili olarak alınması politikasının tercih edilmeye başlandığını gösterir.

    Ticari borçlardaki artış her ne kadar kredili mal alışı ile ilgili olsa da kısa vadelilerin artış göstermesi uzun vadeli ticari borçların vadelerinin kısalmasından ya da borçların vadelerinde ödenemeyerek vade uzatımına gidilmesinden de kaynaklanmış olabilir.

    İşletmenin bir dönen varlık unsuru olarak stoklarını finanse etmek için ticari borçlarını artırması uygun bir finansman şeklidir. Bu borçlar, genellikle işletmeye açık bir faiz yükü getirmez ve satıcı ile işletme arasındaki iş ilişkileri açısından işletmenin kredibilitesinin de yüksek olduğunu göstermektedir. Kısa vadeli ticari borçlarla ilgili bu gelişmeler işletmenin kredibilitesi ve ana faaliyet konusundaki stokları artırması açısından işletmenin lehinedir. Ancak nakit girişine yol açmadığı halde ertesi dönem nakitle ödenecek bir borç olması açısından ertesi dönem büyük bir nakit çıkışı gerektirecektir. O yüzden borçlardaki bu gelişme likidite sorununa yol açabilir.


    Özkaynaklar

    Özkaynaklardaki artış ortakların varlıklar üzerindeki haklarının arttığını, kredi verenler açısından emniyet payının arttığını gösterir. İşletme için lehte bir sonuçtur.

    Özkaynaklardaki artış temel olarak fiilen ortaklarca sağlanan ser­mayenin artırılmasından, dönem karındaki ve kar yedeklerindeki artışlarından kaynaklanabilir. Bu kalemlerin herbirindeki değişiklikleri inceleyerek işletmenin finansman ve kar dağıtım politikası hakkında bir görüş elde edebiliriz.

    Kar yedeklerindeki artış işletmenin elde ettiği karların tümünün dağıtılmayarak işletmede bırakıldığını, böylece otofinansman yaptığını gösterir. Bu da işletmenin kendi faaliyetlerini kendi yarattığı fonlarla finanse ettiğini gösteren olumlu bir yoldur. Özkaynaklardaki gelişme incelenirken yabancı kaynaklardaki artış hızının ve satışlarda-ki değişmenin de göz önünde bulundurulması gerekir. İşletmenin özkaynaklarındaki artış hızını artırması ve borçların artış hızının üzer­ine çıkartması daha uygun olacaktır.

    Karşılaştırmalı Gelir Tablolarının Yorumu

    Gelir tablosunda bölüm sonuçlarındaki değişmeler analize tabi tutulur ve değişmenin nedenleri araştırılır. Neden-sonuç ilişkisine bağlı olarak incelenen bölüm sonucundaki değişmenin gelecekteki faaliyet sonuçları üzerindeki etkileri hakkında öngörülerde bulunulur.

    Gelir tablosu karşılaştırmalı analiz tekniği ile analiz edilip yorum­lanırken ana faaliyet konusundaki sonuçları gösterdikleri için brüt satış karı ve esas faaliyet karı bölümü, işletmenin diğer olağan faaliyet­lerinden doğan gelir ve giderler ile finansman giderleriyle ilgili gelişmeleri görmek için faaliyet karı (veya olağan kar) bölümünü, olağandışı faaliyet sonuçlarının etkisini ve gelişimini incelemek için dönem karı bölümünü, yıllık faaliyetlerin vergi sonrasını büyüklüğünü görmek için de dönem net karı bölüm sonuçlan analize tabi tutulur.

    Brüt Satış Kârı

    İşletmenin ana faaliyet sonucu olarak sadece mal satışından sağlanan karın bir önceki döneme göre çok az da olsa azalış göstermiş olması, ana faaliyet konusunda olumsuz bir gelişmedir.

    Ancak her iki dönemde de kar elde edilmiş olması lehte yorum­lanabilecek bir durumdur. Ana faaliyet konusunda mal satışından sağlanan bu kar işletmenin faaliyet giderlerini de karşılaması gereken bir sonuçtur. Bu nedenle brüt satış karındaki düşme aleyhte bir sonuç­tur. Satış hacmi ile satış karı da artıyorsa işletmenin lehine bir durum vardır.

    Brüt satış karı, mal satışları ile satılan malların maliyeti arasındaki fark olduğuna göre ya satışlar azalırken satışların maliyeti artmış olabilir ya da satışların maliyetinin artış hızı satışların artış hızının üzerinde gerçekleşmiş olabilir.

    İşletmenin maliyet artış hızını satışların artış hızının altına çekmesi karlılık açısından şarttır. Aksi taktirde sadece satışları artırmanın karlılık artışına katkısı pek söz konusu olmayacaktır.

    Faaliyet Kârı (Olağan Kâr)

    İşletmenin sürekliliği olan tüm faaliyetlerinin sonuçlarını içere­cek şekilde hem ana faaliyet konusundan hem de olağan nitelikteki yan faaliyetlerden sağlanan karda artış olması işletmenin lehine bir durum­dur.

    Faaliyet karının artış nedenlerine bakarken, bir önceki bölümün sonucu ile kendi bölümündeki kalemlerin değişimleri incelenecektir. Diğer faaliyetlerden olan gider ve zararlardaki artışlar faaliyet karını azaltacaktır. Faiz gelirleri, menkul kıymet satış karları, kambiyo karlarındaki artışlar ve diğer faaliyet giderlerindeki azalışlar olağan kar­daki artışın nedenleridir. İşletme yan faaliyetlerden çok kendi ana faaliyet konularından kar artışını sağlama yoluna ağırlık vermelidir.