• дать объявление бесплатно
  • second hand
  • рынок Барабашово цены
  • офис земля
  • How to TV
  • Denetim – Ünite 14

    Enflasyona Göre Mali Tabloların Düzeltilmesi

    Enflasyona Göre Mali Tabloların Düzeltilmesi

    Mali raporlamada ve muhasebe politikalarında ortaya çıkan en önemli gereksinim karşılaştırılabilirlik ve gerçek durumun yansıtabilirliği konusundadır. Enflasyonist ortamlarda bu iki gereksinim daha da önem kazanmaktadır.

    İleri düzeyde yüksek enflasyon sadece toplumu değil, ortaklan, yöneticileri, devleti, yatırımcıları ve kredi verenleri de büyük ölçüde olumsuz etkileyen bir problem olarak ortaya çıkmıştır. Yüksek enflasyonun söz konusu olduğu ekonomilerde tarihi maliyet esasına dayalı muhasebe sistemlerinde üretilen mali tablolardaki bilgiler, işletmelerin mali durumlarını ve faaliyet sonuçlarını doğru ve gerçeğe uygun olarak yansıtmaktan uzaktır. Ayrıca enflasyonist dönemlerde mali karakterli bilgilerin güvenilir olmaması bu bilgilerin karşılaştırabilirlik özelliğini de ortadan kaldırmaktadır.

    Mali duruma ve faaliyet sonuçlarına ilişkin bilgilerin gerçeği yansıtmamaları ve karşılaştırılabilirlik özelliklerinin olmaması bu bil­gileri kullanan işletmeyle ilgili bilgi kullanıcılarının alacakları çeşitli kararlarda yanılmalarına sebep olur. Mali bilgilerin düzeltilmeden kullanılması yönetimin yanlış politikalar izlemesine, geleceğe yöne­lik yanlış yatırım kararları almasına, uygun bir kar dağıtım politikası izleyememesine, bölümlerin ve dönemlerin değerlendirilmesinde yanlış sonuçlara ulaşmasına sebep olur.

    Devletin işletmenin kazancından alacağı vergileri gerçek kar üzerinden değil de görünen karlar üzerinden almasına yol açacak bu da alınan verginin niteliğini değiştirdiği için söz konusu vergilerin çoğu kez işletme sermayesi üzerinden alınması gibi bir duruma yol açacaktır.

    Sonuç olarak, bilgi kullanıcılarının aldıkları bu yanlış kararlar uzun vadede hem işletmenin özsermayesinin satın alma gücünün hem de üretim gücünün azalmasına olumsuz şekilde etki edecektir. Bu durum ise fiyat değişimlerinin mali bilgiler ve faaliyet sonuçları üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilerek mali tabloların fiyat hareketlerine göre yeniden düzenlenmesi ile ortadan kaldırılabilir.

    Enflasyon ve Enflasyon Muhasebesi Neyi İfade Eder?

    Fiyatlar genel düzeyinin hissedilir ölçüde ve sürekli olarak yük­selmesine enflasyon denilmektedir.

    Enflasyon dönemlerinde, ulusal para birimi mali karakterli olayları ölçme fonksiyonunun kaybeder. Bu fonksiyonun ortadan kalkması işletmelerin hazırladıkları mali tabloların da doğruluğunu ve güvenilirliliğini olumsuz yönde etkile­mektedir.

    Enflasyonun mali tablolar üzerine olan etkileri şu şekilde sıralanabilir;

    1. Mali tablolardaki bilgiler işletmelerin mali yapısını ve faaliyet sonuçlarını güvenilir ve gerçeğe uygun olarak yansıtmamaktadır.
      a)   Bilanço, işletmenin varlık ve kaynak yapısını doğru yansıtmaz
      b)  Gelir tablosu, işletmenin faaliyet sonucunu olduğundan farklı gösterir.
    2. Mali tablolardaki bilgiler karşılaştırılabilirlik özelliğini kaybeder
    3. Muhasebe bilgilerinin güvenilir ve karşılaştırılabilir olmaması muhasebe bilgisini kullanan bilgi kullanıcılarının yanlış kararlar almasına yol açar.
    4. Enflasyonist dönemlerde alınan yanlış kararlar ve yapılacak istekler uzun vadede işletmelerin hem öz sermayesinin gerçek satın alma gücünün hem de üretim gücünün azalmasına sebep olur.

    Enflasyonist ortamlarda işletmelerde tarihi maliyet sisteminin kullanılmasından kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesi için enflasyon muhasebesinin kullanılması kaçınılmaz bir zorunluluktur.

    Enflasyon muhasebesi, paranın değerindeki değişmeleri yansıtmaması sebebiyle gerçek durumu yansıtmayan mali tablolardaki kalemlerin uygun değerleme ölçüleriyle düzeltilmesi işlemidir.

    Enflasyon muhasebesinin iki temel amacı vardır:

    Mali tablolardaki bilgilerin gerçeği yansıtmasını sağlamak

    Sermayenin gerçek değerini korumaktır.

    Ülkemizde enflasyon muhasebesi uygulanmasına yönelik Sermaye Piyasası Kurulunda (SPK), Bankacılık, Denetleme ve Düzenleme Kurulunda (BDDK), Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunda (TMSK), ve Maliye Bakanlığında hazırlanmış çeşitli uygulamalar mevcuttur.
    Maliye Bakanlığı’nın 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren uygulama zorunluluğu getir­diği enflasyon muhasebesi uygulaması çok geniş bir grubu kapsamaktadır. Bu enflasyon muhasebesi uygulaması kapsamına bilanço esasına göre defter tutan tüm kurumlar vergisi ve gelir vergisi mükellefleri dahildir.

    Temel kriter ise üç yıl bileşik enflasyon oranının %100’ün, veya 1 yıllık oranın %10’un üzerinde olması (Maliye Bakanlığı bu oranı %25’e kadar da çıkartabilir) gerekmektedir.

    Enflasyonun Mali Tablolar Üzerine Etkileri

    Enflasyonun Bilanço Üzerindeki Etkileri

    Enflasyonun bilanço üzerindeki etkileri incelenirken bilanço kalemleri parasal ve parasal olmayan kalemler olmak üzere ikiye ayrılarak ele alınacaktır. Herhangi bir kalemin parasal olup olmadığına karar verirken o kalemin karakteristik özelliklerinin göz önüne alınması gerekir.

    Enflasyonun Parasal Kalemler Üzerindeki Etkileri

    Parasal kalemler, paranın satın alma gücündeki değişmeler karşısında, nominal değerini aynen koruyan, ancak satın alma güçleri değişen (artan yada azalan) kalemlerdir.

    Parasal kalemler bilanço tarihinde halihazırdaki paranın cari satın alma gücünden ifade edildikleri için enflasyona göre düzeltilmezler. Bu kalemler için en uygun örnek­ler; varlık kalemleri için hazır değerler, ticari alacaklar, gelir tahakkukları v.b kaynak kalemleri içinse mali borçlar, ticari borçlar, ödenecek vergi ve diğer yükümlülükler, gider tahakkukları v.b. gibidir.

    Parasal varlıkları parasal kaynaklarından çok olan işlet­meler enflasyondan dolayı satın alma güçlerinde kayba uğrarken, tam tersi.olan işlet­meler enflasyondan dolayı satın alma güçlerini koruyup satın alma gücü kazancı elde etmektedirler.

    Parasal Varlık Kalemleri

    Hesap Kodu

    Hesap Adı

    10

    HAZIR DEĞERLER (TL Hesapları)

    111

    ÖZEL KESİM. TAHVİL, SENET VE BONOLAR

    112

    KAMU KESİM. TAHVİL, SENET VE BONOLAR

    118

    DİĞER MENKUL KIYMETLER

    119

    MENKUL KIYMETLER DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ KARŞILIĞI

    12

    TİCARİ ALACAKLAR

    13

    DİĞER ALACAKLAR

    159

    VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI
    (Fiyat Artışları İşletmeye Yansıdığı Sürece)

    179

    GELİR TAHAKKUKLARI

    19

    DİĞER DÖNEN VARLIKLAR
    (Parasal Olmayanlar Hariç)

    195

    İŞ AVANSLARI
    (Fiyat artışları İşletmeye yansıtıldığı sürece)

    196

    SAYIM TESELLÜM NOKSANLARI
    (Parasal olmayanlar hariç)

    22

    TİCARİ ALACAKLAR

    23

    DİĞER ALACAKLAR

    240

    BAĞLI MENKUL KIYMETLER İÇERSİNDE YER ALAN TAHVİL VE BONOLAR

    241

    BAĞLI MENKUL KIYMETLER DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ KARŞILIĞI (-)
    (Tahvil ve bonolara ait olanlar )

    281

    GELİR TAHAKKUKLARI

    291

    GELECEK YILLARDA İNDİRİLECEK K.D.V.

    292

    DİĞER KATMA DEĞER VERGİSİ

    297

    DİĞER ÇEŞİTLİ DURAN VARLIKLAR

    Parasal Kaynak Kalemleri

    Hesap Kodu

    Hesap Adı
    297 MALİ BORÇLAR
    32 TİCARİ BORÇLAR
    33 DİĞER BORÇLAR
    34 ALINAN AVANSLAR
    (Fiyat artışlarının alıcıya yansıtılması durumunda)
    36 ÖDENECEK VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER
    37 BORÇ VE GİDER KARŞILIKLARI
    381 GİDER TAHAKKUKLARI
    39 DİĞER KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR
    397 SAYIM VE TESELLÜM FAZLALIKLARI
    (Stok, Hisse Senedi ve Maddi Duran Varlıklar Gibi Parasal Olmayan kalemler Hariç)
    40 MALİ BORÇLAR
    42 TİCARİ BORÇLAR
    43 DİĞER BORÇLAR
    44 ALINAN AVANSLAR (Fiyat artışları alıcıya yansıtılması durumunda)
    47 BORÇ VE GİDERLER KARŞILIKLARI
    481 GİDER TAHAKKUKLARI
    48 DİĞER UZUN VADELİ KAYNAKLAR

    Enflasyonun Parasal Olmayan Kalemler Üzerindeki Etkileri

    Parasal olmayan kalemler para değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri değişen ancak satın alma güçleri aynen kalan kalemlerdir. Bu kalemler fiyat değişimleri karşısında satın alma güçlerini kaybetmezler. Bu kalemlere en uygun örnekler ise varlıklarda yabancı para cinsinden olan hesaplar, hisse senetleri, stoklar, maddi duran varlıklar v.b. kaynaklar ise, yabancı para cinsinden olan hesaplar, alınan avanslar, gelecek aylara ait gelirler v.b. gibidir.

    Bilançolarında büyük oranlarda parasal olmayan varlığı olan işletmelerin mali tabloları büyük ölçüde enflasyondan etkileniyor anlamına gelir. Bu kalemlerin bilançoda tarihi maliyet değerlerinden gösterilmeleri enflasyon dönemlerinde gerçek değerlerinin altında gösterilmelerine yol açar ki bu da muhasebe bilgisi kullanıcıları açısından yanıltıcı sonuçlara ulaşarak yanlış ve tutarsız kararlar almalarına sebep olur.

    Parasal Olmayan Kaynak Kalemleri

    Hesap Kodu

    Hesap Adı

    3.Grup
    ve 4.Grup

    YABANCI PARA CİNSİNDEN OLAN HESAPLAR

    34

    ALINAN AVANSLAR

    35

    YILLARA YAYGIN İNŞAAT VE ONARIM HAKEDİŞLERİ

    380

    GELECEK AYLARA AİT GELİRLER

    480

    GELECEK YILLARA AİT GELİRLER

    5

    ÖZ KAYNAKLAR


    Parasal Olmayan Varlık Kalemleri

    Hesap Kodu

    Hesap Adı

    10

    HAZIR DEĞERLER {TL Hesapları)

    10. 12.

    13. 22. 23. vs.

    YABANCI PARA CİNSİNDEN OLAN HESAPLAR– Yabancı Para Kasası

    – Döviz Tevdiat Hesapları

    – Yabancı Paralı Çekler

    – Yabancı Para Cinsinden Alacaklar vs.

    10

    HİSSE SENETLERİ

    119/…

    HİSSE SENETLERİ DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ KARŞILIĞI

    150-158

    STOKLAR

    159

    VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI(Fiyat artışları işletmeye yansıtılmadığı sürece)

    170- 178

    YILLARA YAYGIN İNŞAAT VE ONARIM MALİYETLERİ

    180

    TAŞERONLARA VERİLEN AVANSLAR(Fiyat artışları işletmeye yansıtılmadığı sürece)

    181

    GELECEK AYLARA AİT GELİRLER

    195

    İŞ AVANSLARI(Fiyat artışları işletmeye yansıtılmadığı sürece)

    197

    SAYIM VE TESELLÜM NOKSANLIKLARI(Stok ve maddi duran varlık kalemleriyle ilgili olmak koşuluyla)

    24

    MALİ DURAN VARLIKLAR(Bağlı menkul kıymetlerdeki tahviller hariç)

    250-258

    MADDİ DURAN VARLIKLAR

    259

    VERİLEN AVANSLAR(Fiyat artışları işletmeye yansıtılmadığı sürece)

    260-268

    MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR

    269

    VERİLEN AVANSLAR(Fiyat artışları işletmeye yansıtılmadığı sürece)

    270-278

    ÖZEL TÜKENMEYE TABI VARLIKLAR

    279

    VERİLEN AVANSLAR(Fiyat artışları işletmeye yansıtılmadığı sürece )

    280

    GELECEK YILLARA AİT GİDERLER

    293

    GELECEK YILLAR İHTİYACI STOKLAR

    294

    ELDEN ÇIKARILACAK STOKLAR VE MADDİ DURAN VARLIKLAR

    298

    STOK DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ KARŞILIĞI

    299

    BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR


    Enflasyonun Gelir Tablosu Üzerindeki Etkileri

    İşletmenin en önemli temel mali tablolarından birisi de işletmenin gelişiminin ölçülmesinde kullanılan gelir tablosudur. Gelir tablosu, işletmenin belirli bir dönemdeki satışlarının, ve gelir kalemlerinin ve gelirleri elde etmede kullanılan maliyet ve giderlerinin gösterildiği bir tablodur. Bu nedenle de işletme yöneti­minin performansını ölçebileceği, belirlenen amaçlara ne kadar ulaşılıp ulaşılmadığını sorgulayabileceği önemli bir araçtır ki içerdiği veriler açısından oldukça Önemli bir tablodur.

    Tarihi maliyet esasına dayalı muhasebe kayıtları baz alınarak düzenlenen gelir tablosunda gelir ve gider muhasebede ilk kayıtlandıkları bedelle izlenir bu da gelir, gider, kar ve zarar unsurlarının gerçeği yansıtmaması anlamına gelmektedir.

    Gelir tablosunun enflasyona göre düzeltilmesi söz konusu olduğundan bütün kalemlerin bilanço tarihindeki paranın satın alma gücü üzerinden düzeltilmeleri şarttır ki böylece fiyat hareketleri dönemlerinde gelir tablosu verileri gerçek duru­mu yansıtabilsin.

    Enflasyonun Mali Tablolar Üzerindeki Etkilerini Gidermede Kullanılması Önerilen Yöntemler

    Yöntemlerin geliştirilmesinde göz önüne alman kriterler, değerleme ilkeleri ile sermaye maliyetinin korunması kavramları çerçevesinde oluşturulmuştur. Enflasyonun mali tablolar üzerinde sebep olduğu etkileri gidermek için önerilen yöntemler şunlardır;

    1. Cari Değer Yöntemi
    2. Genel Fiyat Düzeyi Yöntemi

    Cari değer yöntemi

    Mali tablolarda yer alan kalemlerin cari değerleri ile gösterilmesini öngörmektedir.Bunun için de, maliyet değerleri ile ifade edilen kalemlerin değerleri özel fiyat endekslerine göre düzeltilerek cari değerlerine ulaştırılmakta veya Özel kataloglar­dan elde edilen kesin cari değerlere göre düzeltilmektedir.

    Genel fiyat düzeyi yöntemi

    Mali tablolarda yer alan tüm kalemlerin paranın satın alma gücüne göre düzeltilmesini öngörmek­tedir.

    Bunun için de, mali tablolarda yer alan her kalem için ayrı ayrı fiyatlarındaki değişme izlenmeyip, ülke ekonomisinin tümü için belirlenen uygun fiyat endeksi kullanılmak suretiyle kalemler düzeltilmeye tabi tutulmakta ve aynı satın alma gücüne sahip para birimi ile ifade edilebilmektedir.

    Genel Fiyat Düzeyi Muhasebesine Göre Mali Raporlama

    Bu muhasebe geleneksel muhasebe ilkelerine göre hazırlanan mali tabloların fiyat değişmelerine göre düzeltilip bugünkü para ile yeniden düzenlenmeleridir. Bu iki muhasebe arasındaki tek fark ölçü biriminden kaynaklanmaktadır.

    Genel Fiyat Düzeyi Yönteminin Amaçları

    Enflasyon ortamında paranın satın alma gücünün değiştiği gerçeğinden yola çıkarak zaman içerisinde homojenliğini yitirerek anlamsızlaşan mali tabloları belirli bir tarihteki aynı para birimleri ile ifade ederek daha anlamlı biçime getirmek.

    İşletmenin hasılat ve maliyetlerini bilanço günündeki paranın satın alma gücünden ifade ederek gerçek işletme sonuçlarını hesapla­mak. Bu sayede işletme yöneticilerini gerçek performanslarıyla ölçmek ve değerlendirmek

    Nakdi değerleri elde bulundurma nedeniyle uğranılan kayıpları elde edilen kazançları hesaplayarak elde bulundurulacak nakdi değerler için yeni politikalar üretmek

    Enflasyonun işletmeler üzerindeki etkisini net ve açık bir biçimde ortaya koymak işletmelerin gerçekte kazanmadan enflasyon nedeniyle ödedikleri vergi tutarını ortaya koymak.

    Gerçek kazanç veya zararları ölçerek dönemler arasında anlamlı kıyaslamalar yapılmasını sağlamak. Çünkü enflasyondan arındırılmamış bilanço kalemleri ile dönemler arasında anlamlı karşılaştırmalar yapabilmek hemen hemen mümkün olmamaktadır.

    Fiyatlar genel seviyesi muhasebesine göre düzeltilmiş bilanço kalemleri ile daha anlamlı mali analizler yapabilmek

    İşletmedeki ortakların veya hisse sahiplerinin kazançlarını doğru bir biçimde ölçerek haklarını korumaktır.

    Doğru kar veya zararlar hesaplayarak gerçekte kazanılmamış karlar üzerinden vergi ve kar payı ödemesi ile işletme ile işletme varlıklarının zayıflamasına engel olmak.


    Endekslerin Seçimi

    Genel fiyat düzeyi muhasebesinin uygulanabilmesi için düzeltmede kullanılacak endeksin belirlenmesi gereklidir. Paranın satın alma gücündeki değişmelerin belirlenmesinde kullanılması en uygun endeks fiyat endeksleridir.

    Seçilen endeksin taşıması gereken özellikler şunlardır;

    • Endeks geniş kapsamlı olmalı
    • Endeks fiyat dalgalanmalarını doğru olarak yansıtmalı
    • Endeks düzenli olarak kullanılmaya sunulmuş olmalı,
    • Geçmiş dönemlere ait bilgileri de içeren bir endeks dizinine sahip olmalı

    Ülkemizde benimsenmiş olan uygulamalar için toptan eşya fiyat endeksinin (TEFE) esas alınarak kullanılması öngörülmüştür. Hesaplanacak düzeltme katsayıları için üç tür hesaplama vardır ki bunlar;

    1. 1. Parasal Kalemler İçin Olan Hesaplama

    Düzeltme Katsayısı

    =

    Dönem Sonu Endeksi

    Dönem Başı Endeksi

    1. 2. Parasal Olmayan Kalemler İçin Olan Hesaplama

    Düzeltme Katsayısı

    =

    Dönem Sonu Endeksi

    İlgili Kalemin Aktife girdiği veya Ortaya Çıktığı Tarihteki Endeksi

    1. 3. Gelir Tablosu Kalemleri İçin Olan Hesaplama

    Düzeltme Katsayısı

    =

    Dönem Sonu Endeksi

    Dönem Ortalama Endeksi

    Düzeltme Süreci

    Genel fiyat düzeyi muhasebesinin uygulanmasında endekslerin belir­lenmesinden sonra gelen ikinci önemli konu düzeltme işleminin bütün kalemlere mi yoksa yalnızca belirli kalemlere mi uygulanacağı konusunun netleştirilmesidir.

    Bazen düzeltme işleminin tüm bilanço kalemlerine değil de belli bazı kalemlere (maddi duran varlıklar ve öz kaynaklar gibi) uygu­lanabileceği söz konusu olabilir ki, buna kısmi düzeltme işlemi denir.

    Kısmi düzeltme yönteminin uygulanması durumunda mali tabloların Tam Zamanında Üretim anlamıyla gerçeği yansılamayacakları varsayılmaktadır ki bu da bilgi kullanıcılarını yanıltıcı sonuçlara yol açar. Bu nedenle mali tablolardaki tüm kalemlerin düzeltmeye tabi tutulmasında fayda vardır. Ama tüm kalemlerin düzetmeye tabi tutulmasında da iki farklı yaklaşım söz konusudur.

    Bunlardan birincisi; bilançonun tüm varlık ve kaynak kalemlerinin, gelir tablosunun tüm gelir ve gider kalemlerinin aynı para birimiyle ifade edilmesini sağlamak amacıyla yapılır.

    İkincisi ise, gerek bilançoda gerekse gelir tablosunda dönem sonunda­ki paranın değeri ile gösterilmesinin yanı sonra enflasyonun neden olduğu satın alma gücü kazanç ve kayıplarının da dikkate alınarak gelir tablosunda gösterilmesini de sağlamaktır. Sözkonusu kazanç ve kayıplar birinci yaklaşımda dikkate alınmadığı için dönem karı üzerindeki etkilerinin dikkate alınmaması gibi bir sorun ortaya çıkmaktadır.

    Bu nedenle de ülkemizdeki düzenlemelerde de benimsenen ikin­ci yaklaşımın düzeltme sürecinde uygulanması tercih edilmektedir.

    Genel Fiyat Seviyesi Muhasebesine Göre Mali Tabloların Düzeltilme Aşamaları

    Genel fiyat düzeyi muhasebesinin ilk kez uygulanmasında sırasıyla izlenmesi gereken aşamalar ve yapılması gereken işlemler aşağıdaki gibidir;

    • Tarihi verilere göre hazırlanmış dönem başı ve dönem sonu bilanço ve gelir tablosunun elde edilmesi
    • Parasal ve parasal olmayan kalemlerin sınıflandırılması (bilanço ve gelir tablosu kalemleri açısından)
    • Parasal olmayan kalemlerin işletmeye giriş tarihleri dikkate alınarak enflasyona göre düzeltilmesi
    • Fiyat endekslerinin belirlenmesi ve kullanılacak olan katsayıların hesaplanması
    • Kat sayılar yardımıyla yapılan düzeltmeler sonucu ortaya çıkan satın alma gücü kaybı ve kazancının hesaplanması (net parasal pozisyon karı veya zararı) ve bu değerin düzeltilmiş bilanço ve gelir tablosuna eklenmesiyle birlikte mali tabloların yeniden düzenlenmesi
    • Karşılaştırmalı bilançoların düzenlenmesi
    • Karşılaştırmalı gelir tablolarının düzenlenmesi
    • Bilanço ve gelir tablosu dışındaki mali tabloların düzeltilmesi


    Bilançonun Düzenlenmesi

    Genel fiyat düzeyi muhasebesinin uygulanabilmesinde izlenecek sürecin ilk aşaması dönem başı ve dönem sonu bilançolarındaki düzen­lemelerin yapılmasıdır. Bilanço kalemleri parasal varlıklar ve kaynaklar, parasal olmayan varlıklar ve öz kaynaklar (parasal olmayan pasif kalemi olarak kabul edilmektedir) olmak üzere üç kategoride ele alınmaktadır. Bilanço’nun düzeltilmesinde, dönem başı ile dönem ­sonu bilançosu ayrı ayrı ele alınmalı ve düzeltilmelidir. Düzeltme işleminde dönem başı ve dönem sonu verilerinin ayrı ayrı dikkate alınması gereklidir ki bu en dikkat edilmesi gereken önemli noktalar­dan birisidir.

    Bu noktada özellikle parasal kalemlere dikkat edilmeli ve düzeltilirken dönem-sonu bilançosundaki değerleri aynen alınmalıdır.

    Parasal Kalemlerin Düzeltilmesi

    Parasal kalemler paranın değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri sabit kalan ancak satın alma güçleri azalan kalemlerden oluşmaktadırlar. Kasa, banka, alacak senetleri gibi aktif kalemler ile banka kredileri ve satıcılara borçlar, borç senet­leri, ihraç edilen tahviller gibi parasal pasif kalemlerin düzeltilmesi için şu formül kullanılmaktadır.

    Parasal Kalemler

    x

    Dönem Sonu Endeksi

    Dönem Başı Endeksi

    Dönem sonu bilançosunda herhangi bir düzeltme işlemi söz konusu değildir. Çünkü parasal kalemler aynı tarihi değerleriyle dönem sonu bilançoda yer almaktadır.

    Kasa hesabının dönem başı bilançosundaki tutarı 800 YTL, Dönem sonu bilanço­sunda ise, tutarı 1000 YTL olsun ve dönem başı endeksi 400, dönem sonu endeksi ise 600 olduğunu kabul edelim.

    Düzelte şu şekilde yapılacaktır ;

    800 YTL

    x

    600 YTL

    =

    1200 YTL

    400 YTL

    (Dönem başı bilançosunda kasa hesabının görünümü)

    Dönem sonu bilançosunda kasa mevcudu 1000 YTL olarak yer alacaktır.

    Çünkü gerçekten dönem sonunda kasadaki para 1000 YTL, ile herhangi bir varlık satın alınmak istense alınabilecek değer 1000 YTL’dir. Bu nedenle düzeltmeye gerek yoktur.

    Parasal Olmayan Kalemlerin Düzeltilmesi

    Parasal olmayan varlık ve kaynak kalemlerinin düzeltilmesinde hem dönem başı hem de dönem sonu bilançosunun düzeltilmesi gerekmektedir. Düzeltmede kullanılacak formül şöyledir.

    Parasal Olmayan Kalemin Tarihi Değeri

    x

    Dönem Sonu Endeksi

    İlgili Kalemin Aktife Girdiği Veya Ortaya Çıktığı Tarihteki Endeksi

    2000 yılında alınan 20.000 YTL değerindeki bina 2003 yılında dönem sonunda geleneksel muhasebeye göre bilançoda yine 20.000 YTL olarak görülecektir. (Yeniden değerleme yapılmaması durumunda). Ama endekslerin 2000 yılında 200, 2003 yılı sonunda 800 olması halinde genel fiyat düzeyi muhasebesine göre;

    20.000 YTL

    X

    800 YTL

    =

    80.000 YTL

    200 YTL

    olacaktır.

    Yapılan bu düzeltme işlemi bilançodaki her parasal olmayan varlık ve pasif kale­mi için ayrı ayrı yapılmak zorundadır.

    Gelir Tablosunun Düzeltilmesi

    Tarihi maliyete dayalı muhasebe kayıtları baz alınarak düzenlenen gelir tablosun­da gelir ve giderler muhasebede ilk kayıt edildikleri bedelleri ile görülürler.

    Genel fiyat düzeyi muhasebesine göre gelir tablosunun düzeltilmesi için tarihi verilerin dönem sonundaki paranın satın alma gücüne göre düzeltilmesi gerekir. Bu nedenle gelir tablosunun düzeltilebilmesi için tarihi verilerin dönem sonundaki paraların satın alma gücüne göre düzeltilmesi gerekir. Bu nedenle gelir tablosunun bütün kalemleri işlemin gerçekleştiği tarihler temel alınarak düzeltme katsayılarıyla düzeltilerek bilançonun düzenlenme tarihindeki paranın satın alma gücünden ifade edilmeleri gerekir.

    Gelir tablosunun düzeltilmesinde özellikle dikkat edilmesi gereken konu parasal olmayan kalemlere ait olarak ortaya çıkan amortisman gideri, satılan malın maliyeti gibi kalemlerin aylık düzeltme katsayılarına göre düzeltilemeyeceğidir.

    Gelir tablosuna ilişkin yapılacak düzeltmeler şunlardır ;

    1. 1. Gelir ve giderler tahakkuk ettikleri tarihler esas alınarak düzeltilir. Ancak döneme yaygın olarak yapılan gelir ve giderler dönem sonu endeksi rakamının döne­min ortalama fiyat endeksine bölünmesiyle bulunan katsayıya göre düzeltilir. Formülü şu şekildedir;

    Düzeltme Katsayısı

    =

    Dönem Sonu Endeksi

    Dönem Ortalama Endeksi

    1. 2. Amortismanlar ve itfa paylan, varlıkların düzeltilmiş değerleri üzerinden hesap edilir.
    1. 3. Satışların maliyeti, stokların ve diğer maliyet unsurlarının düzeltilmiş tutarları dikkate alınarak hesaplanır.
    1. 4. Parasal olmayan varlıkların satıştan doğan kar veya zararlar (maddi duran varlık satış karı / zararı gibi) yeniden hesaplanır. Satışa konu olan parasal olmayan varlığın düzeltilmiş değeri ile satış tutarının düzeltilmiş değeri arasındaki fark düzeltilmiş satış kan veya zararını oluşturur.
    1. 5. Dönemde ayrılan kıdem tazminatı karşılığı veya vergi karşılığı gibi kalemler dönem sonunda nihai tutarları itibariyle dikkate alındığı için herhan­gi bir düzeltme işlemini tabi tutulmazlar. Düzeltme katsayısı “bir” olarak dikkate alınır.
    1. 6. Net parasal kalemlerin neden olduğu satın alma gücü kazancı veya kaybı (net parasal pozisyon kan veya zararı) hesap edilir ve dönemin gelir tablosunda gösterilir.

    Satmalına Gücü Kazanç ve Kayıplarının Hesaplanması

    2003 Bilançosu Dönem başı Dönem sonu Fark
    Parasal Aktif Toplamı

    74000

    148000

    Parasal Pasif Toplamı

    348000

    392000

    Net Parasal Pasif

    274000

    244000

    30000

    Enflasyon dönemlerinde ellerinde parasal varlık bulunduran işletmeler satın alma gücü kayıp veya kazancına uğrarlar.

    Enflasyon muhasebesinin uygulanmasındaki temel amaçlardan biri de dönem içinde parasal varlık ve yükümlülükleri ellerinde bulundurmaktan dolayı ortaya çıkan kazanç ve kayıplarının muhasebeleştirilmesidir.

    Satın alma gücü kan veya zararı, parasal yükümlülükler ve varlıklar bulundurmaktan dolayı ortaya çıkar ve gelir tablo­sunda ayrı bir kalem olarak raporlanır.

    Sözkonusu satın alma gücü kazancı ve kaybı şu basit şekille de açıklan­abilir;

    VARLIKLAR = BORÇLAR + ÖZSERMAYE
    *Parasal *Parasal
    *Parasal olmayan *Parasal olmayan
    Parasal Varlıklar Parasal Borçlar = Parasal Olmayan Borçlar Parasal Olmayan Varlıklar + Özsermaye

    Enflasyona göre düzeltilmiş mali tabloların düzeltilmesinde çok önemli olan bir konu da satın alma gücündeki kazanç ve kaybının doğru olarak hesa­planması ve daha sonra enflasyona göre düzeltmelerin sonucunda oluşan bu tutarın doğruluğunun ispatlanabilmesidir. Bu hesaplama ise şu şekilde formül yapılmaktadır.

    Satın alma Gücü Kazanç Ve Kaybının Hesaplanması;

    1. Dönem başı net parasal kalemlerin düzeltilmiş tutarı
    2. Dönem içinde net parasal kalemlerde artış yaratan işlemlerin düzeltilmiş tutarı (+)
    3. Dönem içinde net parasal kalemlerde azalış yaratan işlemlerin düzeltil­miş tutarı (-)
    4. Dönem sonunda net parasal kalemlerin olması gereken tutarı (1+2-3)
    5. Dönem sonu net parasal kalemler tutarı
    6. Satın alma gücü karı (zararı)

    Örneğin, işletmenin 2003 yılına ait dönem başı ve dönem sonu bilançoları enflasyon muhasebesi uygulaması sonrası aşağıdaki gibidir ;

    ENDEKSLER

    Dönem başı endeksi             1200

    Dönem Ortalama Endeksi     1800

    Dönem Sonu Endeksi           2400

    Satın alma Gücü Kazanç Ve Kaybının Hesaplanması;

    Basamaklar

    Sonuçlar

    1. Dönem başı net parasal kalemlerin düzeltilmiş tutarı

      411.000

      274.000 x 1800 / 1200

      3. Dönem içinde net parasal kalemlerde azalış yaratan işlemlerin düzeltil­miş tutarı (-)

        (30.000)

        274.000 – 244.000

        4. Dönem sonunda net parasal kalemlerin olması gereken tutarı (1+2-3)

          381.000

          5. Dönem sonu net parasal kalemler tutarı

            274.000 x 1800 / 2400

            183.000

            6. Satın alma gücü kazancı

              198.000

              Örnekten de anlaşılacağı üzere dönem başı ve dönem sonu net parasal kalemler dönem ortalama endeksine göre düzeltilerek hesaplama yapılmıştır. Dönem içinde parasal kalemlerde artış ve azalış yaratan olaylar dönemin orta­lamasını gösterdiğinden aynan alınmıştır ve sonucunda da işletmemizin parasal pasifi parasal aktifinden fazla olduğu için 198.000TL’Iik bir satın alma gücü kazancı elde etmiştir.

              Bilanço ve Gelir Tablosu Dışındaki Mali Tabloların Düzeltilmesi

              Nakit akım tablosu temelde dönem başı ve dönem sonu bilançoları ile dönemin gelir tablosundan yararlanılarak hazırlanan bir tablodur. Bu tablonun paranın satın alma gücüne göre düzeltilmesine gerek yoktur. Çünkü zaten nakit akım tablosunun hazırlanmasında düzeltilmiş bilanço, gelir tablosu ve kar dağıtım tablosu verileri kullanılacağı için ve söz konusu veriler de hali hazırda düzeltilmiş olarak geleceği için tekrar düzeltilmelerine gerek yoktur.

              Diğer mali tabloların düzeltilmelerinde ise nakit akım tablosunda olduğu gibi düzeltilmiş mali tabloların verileri kullanılacağı için tekrardan herhangi bir düzeltme işlemine tabi tutulmazlar.

              Enflasyon Muhasebesine Göre Düzeltilmiş Mali Tabloların Sunuluşu

              İşletmenin gerçek durumunun görülüp değerlendirilmesi ve analiz yapılabilmesi için yönetime verilecek mali tabloların çift sütunlu olarak hazırlanması gerekir.

              Birinci sütun tarihi değerleri gösterecek, ikinci sütun ise, genel fiyat düzeyine göre düzeltilmiş değerleri içerecek şekilde hazırlanmalıdır. Sözkonusu mali tablolar işletme ile ilgili bilgi kullanıcılarına sunulduğunda bilgi kullanıcıları enflasyondan işletmenin ne derece etk­ilendiğini ve özsermayesinin satın alma gücünü koruduktan sonra faaliyetlerinden kar elde edip etmediğini görebilir ve alacakları kararlar da ise daha tutarlı ve gerçekçi olurlar.

              Düzenlenen mali tabloların analizinde farklı bir yöntem kullanılması gerekmez mevcut mali tablolar analiz tekniklerinden biri veya birkaçı kullanılarak enflasyon muhasebesi uygulaması sonrası elde edilen mali tablolar analiz edilebilir. Ayrıca mali tablolar analizi tekniklerinin kullanılması sonrası elde edilen sonuçların yorum esaslarında da hiçbir farklılık söz konusu olmayacaktır.